Girona ve Çiçek Festivali

İspanya’nın en iyi korunmuş Ortaçağ şehirlerinden biri olan Girona, “Küçük Floransa” olarak anılıyor. Şehirden geçen Onyar Nehri ve etrafındaki pastel renkli evleri ile Girona’ya adım atınca bu benzetmenin ne kadar haklı olduğunu anlıyorsunuz.

Girona, Barselona’ya yaklaşık 2 saat uzaklıkta… UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki şehir, özgün kimliğini hem suya hem tarihi dokuya borçlu. Günün farklı saatlerinde şehrin renklerinin suya yansımasına şahit olmak büyük keyif.

Sokak aralarına daldığınızda ise belki klişe bir tanım ama tam manasıyla tarih yolculuğuna çıkıyorsunuz. Daracık taş sokaklar, küçük avlular, çiçekli balkonlar sanki film seti için kurgulanmış gibi… Steril bir estetik var; haliyle gerçek değilmiş hissi uyanıyor. Oysa Girona tamamen gerçek. Yine de doğal set oluşu yönetmenlerin dikkatinden kaçmamış tabii ki… Game of Thrones 6. sezonda “Braavos” olarak izlediğimiz yer burası. Ayrıca “Koku” filminin bazı sahneleri de burada çekilmiş.

İnşasına 14. yüzyılda başlanan ve 18. yüzyılda tamamlanan Girona Katedrali şehrin en etkileyici yapılarından biri. En güzel ama en az bilinen özelliklerinden biri ise mayıs ayında burada düzenlenen Çiçek Festivali. Çiçek sevgisinin tasarımla buluşarak sanat eserlerine dönüştüğü birçok düzenleme dört bir yanı dolduruyor. Sadece sokaklar değil, dükkan vitrinlerinden pencere önlerine kadar her yer festivalin renkliliğini yansıyor. Mayıs ayında düzenlenmesi boşuna değil; doğa da en güzel hallerini giyinerek festival coşkusuna eşlik ediyor.

Girona’nın bir özelliği daha var. 1492’de İspanya’yı terk etmeye zorlanan Yahudiler’in en son göç ettiği yer burası. Osmanlı Devleti’nin o dönem kucak açtığı ve ağırlıklı olarak Fener-Balat bölgesine yerleşen halk, Sefarad Yahudileri olarak biliniyor. Başta matbaa olmak üzere birçok yeniliğin imparatorluğa gelmesini sağlamışlar.

Katalonya’nın en küçük şehri olan Girona, aynı zamanda Fransa sınırı ile komşu şehir. Salvador Dali’nin doğduğu ve yaşadığı Figueres kasabası da Girona’da.